Tanrı Dağları !

 

TANRI DAĞLARI

Tanrı dağı denince akla Doğu Türkistan gelir. Türkistan denince Turan.
Şiirlerimize,türkülerimize, marşlarımıza taşıdığımız ve hiç
görmediğimiz halde içimizi burkan bir güzellikdir Tanrı dağı.
Tarihde adı geçen, geçmeyen unutulmuş büyük kahramanlara ait
destanların yazıldığı yerlerdir mazisine hüzünlü bakış sergilediğimiz bu beldeler.
Tanrı dağının en tepesine ulu hakanının ismini verenler, bugün Kırgızistanda bütün heybeti ile mazisini arıyor.
Kağan Tanrı tepesi ( Khan tengri ) kutsal Tanrı dağının zirvesinde Türkün silik mazisine hüzünlü bir bakış sergiliyor.
Aralın ötesi Tanrı dağının mazideki arayışları sindiremiyorsa
bizleri, "Yesi" de "Çimkent" de Uluğ Türkistanda bir gün
yaşamak, bir Türkcü için ne güzel kavuşmadır.
Tanrı dağlarının tepelerinde kar, eteklerinde her rengin kuşağını içinde barındıran yeşillik vardır.
Ormanlarla kaplı Tanrı dağının çoğunluğunu çam,ardıç,şimşir gibi
ağacların kapladığı bu ormanlıkda kendine has kokusuyla Tanrı dağına ayrı bir güzellik ve haşmet verir.
Kendisi birer efsane olan Türkler Tanrı dağını kutsal bilmiş,ne
Tanrı dağının altında nede üstünde "altın" olmadığı halde bazen "altın dağları"demiş,
içinden çıkan nice kahramanlarına yuva olan bu tepelere ağıtlar yakmış.
Dağları yaşamlarıyla ilişkilendiren Türkler dağların ulaşılamaz
devasa haşmetinden etkilenmiş ve nice efsanelerine taşımışlardır.
Türklerin ilk medeniyetini Tanrı dağları etrafında kurduklarını söyleyen bir çok kaynaklar vardır.
Eski Türk kültüründe büyük bir dağa sahip olmayan medeniyetlerin yok olacağı inancı hakimdi.
Asyanın geniş alanlarına dağılmış Türk budunları efsaneleştirdiği
Tanrı dağına daima kutsal gözle bakmış,tarihden gelen gücünü ve
kudretini neredeyse Tanrı dağından almışdı.Bu gün Oğuz soyunun
sahibi olan bozkurt yürekli Anadolu Türklerinin Tanrı dağına
ilgisini anlayabilmek için,önce Türk gibi düşünmek ve Türkcü olmak
zarureti vardır. Kaldı ki daha dün gerçekleşmiş gibi anlatacağınız
ve adına "geçmiş" yakıştırması yapacağınız Türk tarihi 10 bin yıllık
bir gelenekden gelirse,bu köklü kültürün dünya medeniyetindeki
önemini anlamış ve sahiplenmiş oluruz.
Bugün biz Türklerin içinde bulunduğumuz en büyük sıkıntı,hiç
şüphesiz tarihine küs, geçmişine düşman bir vurdumduymazlıkla mazisine kayıtsız kalmasıdır.
Yüreklerinde bir büyük Mefkureyi yaşatanlar,ecdadına sahip çıkarak
yüceltenler,Tanrı dağlarının o sisli tepelerine özlem ile bakıyor
Khan Tengri nin heyecanını içlerinde sıcak tutuyorlar.Dağlar acılı
insanların meramını sinesinde saklar.Sisli puslu dağlar bilinmez
manevi bir güç verir adeta, dağları ardına alanlara.
Tanrı dağları ne kadar uzak da olsada, Türkün içinde beslediği o
büyük mefkure onları canlı ve diri tutmaya yetiyor bile.
Tanrı dağları bir dilek dir.Türkün şerefli mazisinin devasa ispatıdır.
Doğu Türkistanın gelecekte bağımsızlığına da şahit
olacak,geçmişden bugüne uzayan Türkün hürriyet ateşinin yakılacağı
mekanın adıdır.Tanrı dağı denince akla Doğu Türkistan, Türkistan denince Turan gelir.
Tanrı dağının o haşmetli Türk tarihi,gelecekte çizeceğimiz yolun bizde yol belirleyicisi olacaktır.
Çünkü bizler "Tanrı dağı kadar Türk, Hıra dağı kadar Müslümanız."

Kaanhan Kurultay.

Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmıyan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...

Atsız

Not: Forum bölümümüz açılmışdır.

www.kurultay.forumabi.com

Yorum Yaz